Bize Ulaşın
cloud

Aile Bilgilendirme

Img

UZMANLIK ALANLARIMIZ ve TANI GRUPLARIMIZ

Alanında Uzman Kadromuz ile Eğitim Verdiğimiz Tanı Grupları

Ailelerle kurulan güçlü ilişkiler, çocuklarımızı en iyi şekilde desteklemek için bilgi paylaşımı olumlu ve etkili sonuçlar almamızı sağlar.

  • DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI
    DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI

    Bir çocuk eğer başkalarının söylediklerini anlamakta (alıcı dil) veya duygularını, düşüncelerini yeterli düzeyde sözel olarak aktarmakta (ifade edici dil) güçlük yaşıyorsa, bu bir dil bozukluğudur. Eğer bir çocuk konuşma seslerini doğru veya akıcı bir şekilde üretmekte zorluk yaşıyorsa o zaman bu bir konuşma…

    Bir çocuk eğer başkalarının söylediklerini anlamakta (alıcı dil) veya duygularını, düşüncelerini yeterli düzeyde sözel olarak aktarmakta (ifade edici dil) güçlük yaşıyorsa, bu bir dil bozukluğudur. Eğer bir çocuk konuşma seslerini doğru veya akıcı bir şekilde üretmekte zorluk yaşıyorsa o zaman bu bir konuşma bozukluğudur. Dil ve konuşma güçlükleri ana hatlarıyla beş alt grupta toplanmıştır: Artikülasyon Bozukluğu Akıcı Konuşma Bozukluğu Gelişimsel Dil Bozuklukları Ses Bozuklukları Edinilmiş Dil Bozuklukları →Ayrıca gecikmiş konuşma ve afazi görülmektedir. Artikülasyon Bozukluğu Artikülasyon; dil, dudak, alt çene, dişler ve damağın işbirliği halinde çalışarak anlamlı oral semboller oluşturma süreci olarak tanımlanmıştır. Artikülasyon Bozukluğu Okul çağı çocukları arasında en yaygın problem olarak nitelenmiştir.Bu probleme sahip çocuklar, kendi dillerindeki konuşma seslerinin üretiminde güçlük çekmektedirler. Yani; Bir çocuğun konuşmasında, bir ses yerine başka ses kullanma, ses düşürme – ekleme, arka sesleri (k, g) öne getirme (t, d), ya da sürtünmeli sesleri (f, v, s, z, ş, j) dudak sesi olarak çıkarma (t, d, p, b) gibi hata örüntüleri varsa; ve çocuk seslerin ulanmasında ve çıkarılmasında yaşından beklenilenlerden çok fazla ayrılık gösteriyorsa, artikülasyon bozukluğu var denilir. Artikülasyon Bozukluğunun Düzeltilmesi Bu bozukluğun düzeltilmesi, önce doğru bir tanılamayı gerektirir. Tanılama, fonolojik testler ve çeşitli gözlemler aracılığıyla yapılır. Bu yollarla hangi seslerin üretiminde hata olduğu saptanır. Saptanan sorunların ya tamamı ortadan kaldırılır ya da etkisini azaltma yoluna gidilir. Artikülasyon Bozukluğunun Düzeltilmesi Sorunu gidermede çocuğu bu problemin farkına vardırmak ve düzeltilmesi için istekli hale getirmek en temel aşamadır. Çocuğun söylediği yanlış seslerin doğrusu öğretmen tarafından çocuğa dinletilerek aradaki fark gösterilebilir. Artikülasyon Bozukluğunun Düzeltilmesi İkinci aşamada çocuğun bozuk çıkardığı seslerden farkına vardıkları ele alınır ve doğrusunu nasıl çıkaracağı öğretilir. Bunun için de işitme eğitimi kullanılır. Yanlış seslerin doğrusu çocuğa dinletilerek, beynin işitme merkezinde bu sesin yer etmesi sağlanır. Artikülasyon Bozukluğunun Düzeltilmesi Doğru çıkarılan seslerin pekiştirilmesi de önemlidir. Bunun için çocuk çıkarmayı öğrendiği sesi ayrı ses şeklinde olduğu gibi anlamsız heceler içinde kullanarak da pekiştirebilir. Artikülasyon Bozukluğunun Düzeltilmesi Diğer bir aşama ise, sesin doğru çıkarılması için öğretilen sesin konuşma sesi içerisinde kullanılmasını sağlamaktır. Ses önce kelime, sonra da cümle içerisinde rahat kullanılır hale getirilir. Böylece günlük yaşamda iletişimde kullanılmaya başlanır.
  • DİSLEKSİ ( ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ)
    DİSLEKSİ ( ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ)

    Disleksi (okuma sorunu) öğrenme bozukluğu ile eşanlamlı olarak ve bazen konuşma, dinleme ve anlama yetilerindeki sorunları içerecek şekilde geniş bir anlamda kullanılır.

    Disleksi, zekası normal ya da normal üstü olan,herhangi bir duyusal, nörolojik, fiziksel, ruhsal ve kültürel özrü olmayan okuma, yazma,…

    Disleksi (okuma sorunu) öğrenme bozukluğu ile eşanlamlı olarak ve bazen konuşma, dinleme ve anlama yetilerindeki sorunları içerecek şekilde geniş bir anlamda kullanılır. Disleksi, zekası normal ya da normal üstü olan,herhangi bir duyusal, nörolojik, fiziksel, ruhsal ve kültürel özrü olmayan okuma, yazma, matematik,kendini ifade etme, düşünme, zaman ve mekanda yönelme alanlarından biri veya birkaçında yetersizliğe yol açan bir bozukluktur. Sınıflandırılması: Okuma bozukluğu (Disleksi) Okuma bozukluğu, diğer adı ile disleksi, okumada belirgin hataların görüldüğü bir bozukluktur. Çocuk ilkokul çağına geldiğinde okumaya başlarken özellikle şekil, geometrik yapı ve çizim olarak birbirine benzeyen harfleri karıştırmaya başlar. Okuma güçlüğünde görülebilecek okuma hataları: Harfleri yanlış okuma ve birbirine karıştırma Okurken harf atlama, harfleri okumama Bazı kelimeleri atlama ya da eksik okuma Kelime içinde harflerin yerini değiştirme (‘en’ yerine ‘ne’) Okurken sık sık durma Yavaş okuma Okumaya cümlenin sonundan başlama Aritmetik Bozukluğu (Diskalkuli) Ortada zihinsel bir problem olmadığı halde sayı ve sembolleri kavrama, matematiksel işlemleri gerçekleştirme ve ilişkilendirmede güçlük yaşatan özel öğrenme bozukluğudur. Toplama, çıkarma, çarpma, bölme gibi temel matematik işlemlerinde (soru çok basit olsa dahi) zorlanma, uzun süre düşünmek zorunda kalma. Matematik problemlerinde sonuca ulaşmayı sağlayan işlem sırasını oluşturamama. Çarpım tablosunu ezberleyememe veya birkaç gün içinde unutma. Hafıza problemleri yaşayarak, çok basit hesap hataları yapma. Matematiksel sembolleri birbiri ile karıştırma. Sağ-sol kavramını öğrenememe veya sürekli bu konuda hata yapma. Dikkat bozukluğu, konsantre Yazılı Anlatım Bozukluğu (Disgrafi) Yazı yazma için dinleme, akılda tutabilme, anlama ve kasların düzgün çalışması gibi bir grup çalışmanın başarılı bir şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir. Disgrafi problemi olan çocuklar motor beceri, görsel ve işitsel algı problemleri yaşarlar. Buna bağlı olarak kelimeleri yazarken harfleri yanlış, eksik veya ters yazma gibi sorunlarla karşılaşırlar.
  • DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)
    DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)

    Kişinin organize olmada güçlük çekmesi, dikkatinin kolay dağılması, konsantre olmada güçlük çekmesi olarak tanımlanabilir. Burada önemli olan, bu becerileri yaşından, sosyal ve kültürel özelliklerinden beklenen ölçüde yapamamasıdır. Hareketli, aceleci, çok konuşkan olma durumudur. Dikkat…

    Kişinin organize olmada güçlük çekmesi, dikkatinin kolay dağılması, konsantre olmada güçlük çekmesi olarak tanımlanabilir. Burada önemli olan, bu becerileri yaşından, sosyal ve kültürel özelliklerinden beklenen ölçüde yapamamasıdır. Hareketli, aceleci, çok konuşkan olma durumudur. Dikkat eksikliğinde olduğu gibi burada da kişinin yaşı, sosyal ve kültürel çevresi göz önünde bulundurularak karar verilir. Bileşik Tip (Dikkat Eksiliği ve Hiperaktivite Bozukluğu): Her iki rahatsızlığın da belirtilerinin görüldüğü tiptir. Derslerine odaklanmakta zorlanır. Dikkat Eksikliği Bozukluğu belirtileri kendini göstermeye başlar. Çocuklar hoşlarına giden etkinliklerde dikkatlerini uzun süre sürdürebilirler veya dağılsa bile hemen toplarlar. Sevdiği programı kesintisiz izlemesi veya dikkati dağılsa bile hemen toplayabilmesi, sıkıntısı çekmediğinin belirtisi değildir. Bilgisayar veya televizyona verilen dikkat yüzeysel dikkat olarak nitelendirilir ve Dikkat Eksikliği Bozukluğu yaşayan kişiler bu tip uyaranlara dikkatlerini toplamakta zorlanmazlar. Esas zorlandıkları alan, sahip oldukları görev ve sorumluluklara dikkatlerini yöneltmektir. DEHB tedavisinde kullanılan yöntem ve teknikler: İlaç Kullanımı DEHB tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerden biri ilaç tedavisidir. Çoğu çocuk için ilaç kullanımı hiperaktivite ve dürtüselliği dengelerken dikkat oranlarında da artışa neden olur. İlaçlar DEHB’yi tedavi etmez, belirtilerini kontrol altına alır. Özel Eğitim DEHB yaşayan çocukların özel eğitime ihtiyaçları vardır. Dikkat sürelerini uzatmak için veya dürtüselliklerini kontrol almak için uzmanlar tarafından yapılandırılmış bir eğitim süresinden geçmeleri gerekir. Karma Teknikler DEHB tedavisinde karma teknikten bahsedilen ilaç tedavisi, eğitim ve psikoterapilerin bir arada kullanılmasıdır. Günümüzde en geçerli DEHB tedavisinin karma teknik olduğu düşünülmektedir. Bunun nedeni, çocuğun tek bir alanda değil, ihtiyaç duyduğu her alanda destekleniyor olmasıdır. Derslerine odaklanmakta zorlanır. Dikkat Eksikliği Bozukluğu belirtileri kendini göstermeye başlar. Çocuklar hoşlarına giden etkinliklerde dikkatlerini uzun süre sürdürebilirler veya dağılsa bile hemen toplarlar. Sevdiği programı kesintisiz izlemesi veya dikkati dağılsa bile hemen toplayabilmesi, sıkıntısı çekmediğinin belirtisi değildir. Bilgisayar veya televizyona verilen dikkat yüzeysel dikkat olarak nitelendirilir ve Dikkat Eksikliği Bozukluğu yaşayan kişiler bu tip uyaranlara dikkatlerini toplamakta zorlanmazlar. Esas zorlandıkları alan, sahip oldukları görev ve sorumluluklara dikkatlerini yöneltmektir.
  • YUTMA PROBLEMLERİ
    YUTMA PROBLEMLERİ

    Yutma bozukluğu besinin ağızdan mideye geçiş sürecinde oluşan problemlerdir. Bunlar Ağız boşluğundan mideye geçişinde gecikme, engellenme ve nefes borusuna kaçması şeklinde ortaya çıkar. Sağlıklı bireyler öksürme refleksiyle boğazını temizleyebilmektedir. Ancak bazı kişiler değişik hastalıklara bağlı olarak bu…

    Yutma bozukluğu besinin ağızdan mideye geçiş sürecinde oluşan problemlerdir. Bunlar Ağız boşluğundan mideye geçişinde gecikme, engellenme ve nefes borusuna kaçması şeklinde ortaya çıkar. Sağlıklı bireyler öksürme refleksiyle boğazını temizleyebilmektedir. Ancak bazı kişiler değişik hastalıklara bağlı olarak bu refleksi gerçekleştiremeyebilir. Yutma bozukluğu her yaş grubunda hastada ve sinirsel mekanik, psikolojik nedenler ve kas hastalıklarına bağlı oluşabilir. Yapılan uygun tedaviyle hastanın yutma problemi önemli ölçüde azalmaktadır. Kulak burun boğaz uzmanı takibiyle bu alanda eğitim almış sağlık çalışanıyla yapılan tedavide güzel sonuçlar alınmaktadır. Ayrıntılı değerlendirmeden sonra yutma probleminin nedenine göre yapılan diyet modifikasyonu, uygun manevralar , hastanın ihtiyacına uygun olan ağız yüz motor hareketlerini geliştirmek ve elektriksel uyarı tekniği ile yutma problemi ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.
  • MULTİPLER SKLEROZ MS
    MULTİPLER SKLEROZ MS

    Multipl Skleroz (MS) beyinde ve omurilikte mesajları taşıyan sinir hatları etrafındaki koruyucu kılıfın hastalığıdır. Kılıfın hasar gördüğü bölgelerde sertleşmiş dokular bulunmaktadır bu dokulara skleroz adı verilmektedir. Bu skleroz ismi verilen sertleşmiş dokular beyin ile organlar arasındaki iletişimi bozarak…

    Multipl Skleroz (MS) beyinde ve omurilikte mesajları taşıyan sinir hatları etrafındaki koruyucu kılıfın hastalığıdır. Kılıfın hasar gördüğü bölgelerde sertleşmiş dokular bulunmaktadır bu dokulara skleroz adı verilmektedir. Bu skleroz ismi verilen sertleşmiş dokular beyin ile organlar arasındaki iletişimi bozarak çeşitli problemlere neden olmaktadır. Bu rahatsızlık zaman zaman ataklar halinde seyredebilmektedir, bayanlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla görülmektedir. MS HASTALIĞI NEDEN OLUŞUR? Multipl skleroz hastalığı tam olarak nedeni belli olmayan bir rahatsızlıktır. Birçok uzmanın bu konuda farklı görüşleri bulunmaktadır, uzmanlar bu rahatsızlığa virüslerin neden olabileceğini bildirmişlerdir, bazı uzmanlar bu rahatsızlığın otoimmün bir rahatsızlık olabileceğini ( vücudun kendi kendine saldırması) ileri sürmüşlerdir. MS HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? Bu rahatsızlık vücutta herhangi bir bölgeyi etkileyebileceği için belirtiler kişiden kişiye çok farklılık gösterebilir; Halsizlik, uyuşma Duyu kayıpları Denge bozuklukları Görmede azlık, çift görme Konuşma bozuklukları Kol ve bacaklarda sertlik İdrar kaçırma MS HASTALIĞININ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? Bu rahatsızlık kişiden kişiye çok farklı belirtiler ortaya çıkardığı için tedavisinde de hedef kişide etkilenen bölgenin tedavisidir. Etkilenimin olduğu bölgeye ve atak dönemlerine göre ilaç tedavileri takip edilmektedir. Rehabilitasyon kısmında ise etkilenime göre denge egzersizleri, ağrı tedavisi, duyu kayıplarının tedavisi, görme rehabilitasyonu takip edilmektedir.
  • KAS HASTALIKLARI
    KAS HASTALIKLARI

    Bu rahatsızlık birçok hastalığın ortak ismidir tıp dilinde nöromuskuler( sinir-kas) hastalıkları olarak bilinen hastalıkların tamamına verilen bir isimdir. Bu rahatsızlık zamanla insan vücudundaki kaslarda işlevsel bozukluğa neden olan ve kişinin kaslarını normal olarak kullanmasına engel olan bir rahatsızlıktır ve…

    Bu rahatsızlık birçok hastalığın ortak ismidir tıp dilinde nöromuskuler( sinir-kas) hastalıkları olarak bilinen hastalıkların tamamına verilen bir isimdir. Bu rahatsızlık zamanla insan vücudundaki kaslarda işlevsel bozukluğa neden olan ve kişinin kaslarını normal olarak kullanmasına engel olan bir rahatsızlıktır ve hala nedeni tam olarak bilinmemektedir . Rahatsızlığın çeşidine göre çok farklı yaşlarda ortaya çıkabilmektedir, bazı vakalarda doğumdan itibaren görülebilirken bazı vakalarda 50 yaşından sonra ortaya çıkabilmektedir. Yine etkilenen kaslarda kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir, bazı kişilerde bacaklarda bazılarında kollarda bazılarında sadece yüz bölgesinde bazı vakalarda ise tüm vücutta bozukluklar görülebilmektedir. Kas hastalıklarının bir kısmı genetik geçişli olabilirken bazıları ise genetik geçişe sahip değildir. KAS HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ NELERDİR? Etkilenen bölgeye göre belirtiler ortaya çıkacağı için her insanda aynı belirtiler gözlemlenmez. Tutulumun olduğu bölgeye göre Güçsüzlük, Denge kayıpları Sık sık ellerden bir şey düşürme Yutkunma bozuklukları His kayıpları Hareketlerde zorlanma Özellikle yaşı küçük olan çocuklarda sık düşme, denge kaybı gibi belirtiler göz ardı edilmemelidir çünkü bazı kas hastalıkları bu şekilde erken belirtiler vermektedir. KAS HASTALIKLARININ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? Kas hastalıklarının nedenleri tam olarak açıklanamadığından dolayı tedavileri noktasında dünya literatüründe kabul görmüş bir tedavisi şuan için yoktur. Ama genetik bilimi özellikle son yıllarda bu alanda çok fazla çalışma yapmaktadır.Üretilen ilaçlar hayvan deneylerinde olumlu sonuçlar vermektedir yakın dönemde insanlardaki sonuçlarını da görebilmeyi ümit ediyoruz. Rehabilitasyon kısmında ise etkilenen bölgeye göre denge çalışmaları, yürüme çalışmaları, yutma rehabilitasyonu,kuvvetlendirme egzersizleri çalışılmaktadır.
  • fELÇ -İNME
    fELÇ -İNME

    Hemipleji serebral dolaşımda ki patolojik değişimler sonucu gelişen ve vücudun bir yarısında nöromusküler fonksiyon kaybıdır, Halk arasında “inme” olarak tabir edilir.

    Risk faktörleri

    Değiştirilebilen risk faktörleri

    Kalp hastalıkları

    Diabetes…

    Hemipleji serebral dolaşımda ki patolojik değişimler sonucu gelişen ve vücudun bir yarısında nöromusküler fonksiyon kaybıdır, Halk arasında “inme” olarak tabir edilir. Risk faktörleri Değiştirilebilen risk faktörleri Kalp hastalıkları Diabetes mellitus Sigara Geçirilmiş inme Fiziksel inaktivite Hormon kullanımı Değiştirilemeyen risk faktörleri Yaş Cinsiyet Aile öyküsü SVO’da Görülen Motor Bozukluklar Değişik derecede duyu bozuklukları (hemiplejik tarafın ihmali) Spastisite Anormal Hareketler Otomatik Reaksiyonların Kaybı Asimetri (denge kaybı ) Masif Hareketler Her iki elin birbiri ile koordinasyon kaybı SVO’da Görülen Duyu-algı ve Kognitif Bozukluklar Vucut şeması Sağ-sol ayrımı Vücut Tanıma Unilateral ihmal Oryantasyon bozukluğu Problem çözme Dikkat problemi Hafıza promlemi
  • SPİNAL CORD YARALANMALARI
    SPİNAL CORD YARALANMALARI

    Spinal kord yaralanmaları coğunlukla trafik kazası,iş yaralanma ve silah yaralanmaları sonrası oluşmaktadır. Vertabranın hasarı sonrası oluşan spinal kord yaralanması tam veya kısmi yaralanmalara sebeb olabilir.tedavi planı oluşturmada tam veya kısmı yaralanma olması ve seviyesi anahtar role sahiptir.sinal kord…

    Spinal kord yaralanmaları coğunlukla trafik kazası,iş yaralanma ve silah yaralanmaları sonrası oluşmaktadır. Vertabranın hasarı sonrası oluşan spinal kord yaralanması tam veya kısmi yaralanmalara sebeb olabilir.tedavi planı oluşturmada tam veya kısmı yaralanma olması ve seviyesi anahtar role sahiptir.sinal kord yaralanmalarında spinal şok evresi atlatıldıktan sonra istemsiz kas,yani spastisite görülür.patalojik refkesler gözükür. Bununla birlikte posttravmatik kistik myelopaty,dekubitis ülserleri,kontraktürler mesane ve barsak problemleri,solunum problemleri gastrointestinal sorunlar,derin ven trombozu,psikoloik sorunlar gözükebilmektedir. Spinal kord yaralanmalı hastanın hayati fonksiyonları ve tıbbi durumu stabil olduktan sonra duyu ve motor kaybının seviyesi klinik bir değerlendirmeyle belirlenir.rehabilitasyon programı bu aşamadan sonra başlar. Yatak yaralarını önlemek normal eklem hareketini devam ettirmek fonksiyonel kasları kuvvetlendirmek kontraktürleri önlemek, hastayı kendi sınırları içinde mümkün olduğunca mobilize ederek bağımsızlığa erişmektir. Tedaviye erken dönemde başlanarak ekip çalışması sürdürülmelidir.
  • SELEBRAL PALSİ (CP)
    SELEBRAL PALSİ (CP)

    Serebral palsi; doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında yaşananların neden olduğu, bebeklikte veya erken çocukluk çağında ortaya çıkabilen merkezi sinir sistemi ve kasların arasındaki iletişimi kalıcı olarak etkileyen, vücudun duruş ve hareketlerine kısıtlılık getiren nörolojik bir…

    Serebral palsi; doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında yaşananların neden olduğu, bebeklikte veya erken çocukluk çağında ortaya çıkabilen merkezi sinir sistemi ve kasların arasındaki iletişimi kalıcı olarak etkileyen, vücudun duruş ve hareketlerine kısıtlılık getiren nörolojik bir hastalıktır. Serebral palsiye sahip bireylerin hastalığa yakalanmalarının nedeni çoğu zaman bilinememektedir. Fakat aşağıdaki faktörler hastalık riskini arttırmaktadır: Beyin kanaması Enfeksiyon Travma Prematüre Virüsler Düşük doğum kilosu Doğum sırasında meydana gelen komplikasyonlar Ebeveynlerdeki madde bağımlılıklarıdır. Serebral palsiye sahip bireylerin hepsi aynı semptomları göstermemektedir. Bununla beraber serebral palsi tipleri aşağıdaki gruplara ayrılmıştır: Spastik Tip Atetoid Tip Ataksik Tip Karma Tip Serebral palsinin tamamen ortadan kalkması mümkün değildir. Tıbbi tedavi ve özel eğitim ile bireyin tüm gelişim alanlarında olabildiğince bağımsızlaşması ve hayatını en yüksek işlevde sürdürmesi hedeflenir Serebral palsi tedavisi ne kadar erken başlarsa çocukların gelişimsel yetersizliklerinin bağımsızlaşma şansı o kadar yüksek olur. Tedavi muhakkak konusunda uzman bir ekiple devam ettirilmelidir. Ekipte çocuk doktoru, çocuk nöroloğu, fizyoterapist, özel eğitim öğretmeni, konuşma terapisti, psikolog olmalıdır. Kurumumuzda Serebral Palsi hastalığına sahip bireylere; çağdaş, güvenilirliği ispatlanmış özel eğitim yöntem ve programları eğitimi ile fizik tedavi verilmektedir.
  • DOWN SENDROMU
    DOWN SENDROMU

    İnsan vücudunda bulunan 46 kromozom 23 tanesi anneden, 23 tanesi ise babadan gelmektedir. Down sendromunda 21. kromozom 2 değil 3 adet olmaktadır. Bunun sonucu olarak toplam kromozom sayısı 46 değil 47 olmaktadır. Yani down sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır.

    Bazı fiziksel özellikleri vardır. Bu…

    İnsan vücudunda bulunan 46 kromozom 23 tanesi anneden, 23 tanesi ise babadan gelmektedir. Down sendromunda 21. kromozom 2 değil 3 adet olmaktadır. Bunun sonucu olarak toplam kromozom sayısı 46 değil 47 olmaktadır. Yani down sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır. Bazı fiziksel özellikleri vardır. Bu özelliklerin hepsi veya birkaçı görülebilir. Bunlar; -Çekik küçük gözler -Basık burun -Kısa parmaklar -Kıvrık serçe parmak -Kalın ense -Avuç içindeki tek çizgi -Ayak baş parmağının diğer parmaklardan daha açık olması -Boyları yaşıtlarına göre kısa ve metabolizmalarındaki sorunlardan dolayı kilo problemi yaşarlar -Bedensel ve zihinsel gerilik Tedavi için fizyoterapi ve özel eğitim idealdir. Sadece motor gelişimi değil, duyusal, emosyonel-sosyal ve bilişsel gelişimi de hedefler. -Uygun pozisyonlama, kucağa alma ve taşıma -Emme, beslenme ve konuşma için gerekli olan ağız ve yüz kaslarının çalıştırılması -Kaba motor gelişim basamakları -İnce motor hareketlerin geliştirilmesi -Duruş kontrolü -Desteksiz ve kaliteli yürüme fazı -Denge, düzeltme ve koruyucu reaksiyonların kazandırılması -Sosyallik -Uygun ayakkabı, tabanlık ve ortez uygulamaları -Aile eğitimi Tedavinin özel eğitim kısmında down sendromlu bireylerin hayata hazırlanması, kendilerine yetebilen bağımsız bireyler olabilmesi için özel eğitime ihtiyaçları vardır. Down sendromlu bireyler için kurumumuzda; çağdaş, güvenilirliği test edilmiş özel eğitim yöntem ve programları ile özel eğitim hizmeti verilmektedir.
  • DAVRANIŞ BOZUKLUĞU
    DAVRANIŞ BOZUKLUĞU

    Davranış bozuklukları çocuğun çeşitli ruhsal ve bedensel nedenlere bağlı, iç çatışmalarını davranışlarına aktarması sonucu ortaya çıkar. Hırçınlık, sinirlilik, saldırganlık, inatçılık, yalan, çalma, küfür gibi davranışlar davranış bozukluklarına girer.

    Bir çocuğun davranışının bozukluk sayılabilmesi için bazı…

    Davranış bozuklukları çocuğun çeşitli ruhsal ve bedensel nedenlere bağlı, iç çatışmalarını davranışlarına aktarması sonucu ortaya çıkar. Hırçınlık, sinirlilik, saldırganlık, inatçılık, yalan, çalma, küfür gibi davranışlar davranış bozukluklarına girer. Bir çocuğun davranışının bozukluk sayılabilmesi için bazı ölçütler gerekir. Bu ölçütler: 1-Yaşa uygunluk: Her gelişim döneminin kendine özgü davranışları vardır. Bu nedenle çocuğun içinde bulunduğu gelişim döneminin özelliklerini iyi bilmek gerekir. Ör; 2 yaş çocuğu negativist, hareketlidir ve istenilen şeyi yapmaz. Freud’un anal, Erikson’un özerkliğe karşı kuşku ve utanç dönemine rastlayan bu yaşlarda çocuk, özerk bir birey olduğunu öğrenir. Kendisi istemeyince altının değiştirilmesini istemez, öpülmeyi reddeder. 3-5 yaş çocuğu dikkat çekmek ister. Hayal dünyası çok geniş olduğu için inanılmaz öyküler anlatabilir. Henüz yalanla yalan olmayanı ayırt edemezler. Bu nedenle bu yaşlardaki çocukların anlattıkları yalan olarak kabul edilmezken, 11-14 yaşlarındaki çocuklarda görülen yalan normalden sapan bir davranış olarak kabul edilir. 2-Yoğunluk: Bir davranışın bozukluk olarak kabul edilmesindeki ikinci ölçüt yoğunluktur. Örneğin; 5 yaş çocuğunda öfke ve huysuzluk doğalken, bu davranış başkasına fiziki zarar verme şekline dönüşürse, davranış bozukluğu kategorisine girer. 3-Süreklilik: Çocuğun belirli bir davranış türünü ısrarlı bir biçimde ve uzun zaman devam ettirmesidir. 4-Cinsel rol beklentileri: Erkeklerde kızlara oranla daha saldırgan olmaları beklenirken, davranışları ile erkeklere benzer saldırgan davranan kızların davranışları normalden sapan davranış kategorisine girer. GENEL OLARAK DAVRANIŞ BOZUKLUKLARININ NEDENLERİ -Dikkat çekmek: Çocuğa gerekli sevgi ve ilgi gösterilmediğinde ya da yeterli zaman ayrılmadığında dikkat çekmek için davranış bozukluklarına yönelir. -Ebeveynlere karşı güç kazanma isteği: -İntikam alma isteği: Özellikle dayak yiyen, sevgi verilmeyen çocuk ana-babasından intikam almak ister. Aşırı otoriter ve baskıcı tutum, katı disiplin ana-babaya karşı öfke ve nefret duygularının gelişmesine ve buna paralel olarak başkaldırıcı bir bireyin oluşmasına neden olur. -Yetersizlik: Çocuğun kendine güvensiz olması davranış bozukluklarına neden olur. Anne-babanın aşırı koruyucu, hoşgörülü tutumu, gerektiğinden fazla özen gösterilmesi fazla kontrol anlamına gelir. Sonuçta çocuk diğer kimselere aşırı bağımlı, kendine güveni olmayan, duygusal olarak çabuk kırılan bir kişi olur. Bu durum çocuğun kendi kendisine yetmesine olanak vermez ve davranış bozukluklarına neden olur. DAVRANIŞ BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARLA OLUMLU ilişki NASIL KURULUR? 1-Karşılıklı saygı: Azarlamak, bağırmak, vurmak, susturmak, tutarsız davranmak çocuğa saygısızlığın göstergesidir. Her ana-baba çocuklarına saygı göstermeyi öğrenmelidir. Her çocuk ayrı bir birey olarak ele alınıp, fikirleri sorulmalı ve fikirlerine saygı gösterilmelidir. 2-Çocuğa zaman ayırmak: Çocukla ilgilenmek, zaman ayırmak gerekir. Birlikte geçirilecek zaman nicelik değil, nitelik olarak önemlidir. Birlikte çocuğun hoşlanacağı faaliyetler yapılabilir. 3-Cesaretlendirme: Çocuğun kendine güvenmesini istiyorsa önce anne-baba çocuğa güvenmelidir. Çocuğun çabasını övmeli ve yüreklendirmelidir. Cesaretlendirme çocuğun kendini değerli algılayabilmesi için çok önemlidir. Cesaretlendirme çocuğu olduğu gibi kabul edip, kendi olduğu için değer vermedir. 4-Sevgiyi anlatmak: Çocuğun kendini güvenli hissedebilmesi için, en azından sevildiğini bilmesi ve sevmesi gerekir.
  • OKUL UYUM PROBLEMLERİ
    OKUL UYUM PROBLEMLERİ

    Okul, çocuklar için yeni bir sosyal ortamdır, çocuğun bu ortama uyumu, aileden kazandığı iletişim becerileri ve ilişki biçimlerini kullanmasıyla mümkündür. Okula uyum sorunu sadece okula yeni başlayanlarda görülmez. Bir üst sınıfa geçen ara sınıf öğrencilerinde de uyum sorunu görülebilir.

    Uyum sorunlarının…

    Okul, çocuklar için yeni bir sosyal ortamdır, çocuğun bu ortama uyumu, aileden kazandığı iletişim becerileri ve ilişki biçimlerini kullanmasıyla mümkündür. Okula uyum sorunu sadece okula yeni başlayanlarda görülmez. Bir üst sınıfa geçen ara sınıf öğrencilerinde de uyum sorunu görülebilir. Uyum sorunlarının nedenleri: Çocuğun gelişimi ile ilgili faktörler Arkadaşlarla ilişkili faktörler Aile ile ilgili faktörler Çevresi ile ilgili faktörler Öğretmenlerle ilgili faktörler yer almaktadır. Çocuğun gelişimi ile ilgili faktörler: Bireyin; zihinsel, bilişsel, fiziksel ve psikolojik gelişim alanlarında normal gelişim gösteren akranlarını yakalayamamasından dolayı ortaya çıkan uyum sorunlarıdır. Arkadaşlarla ilişkili faktörler: Bireyin eğitim-öğretim süresince edindiği arkadaşlıkların; sosyal beceriler, akran öğretimi, iletişim vb. alanlarda etkisi çok büyüktür. Çeşitli sebeplerle arkadaş edinemeyen, arkadaşları ile etkili iletişime geçemeyen bireylerde okul uyum problemleri görülmektedir. Aile ile ilgili faktörler: Çocuk okula o zamana kadar ailenin verdiklerinin özeti şeklinde başlar. Çocuğun içinde bulunduğu aile ortamındaki ebeveynler arasındaki çatışmalar, ebeveynlerin evliliklerinin sağlıklı olmaması çocuğun uyum sorunlarına karşı daha yatkın olmasına neden olur. Çevresi ile ilgili faktörler: Çevresel faktörler; sosyal öğrenme süreçlerini desteklediği gibi, çocuğun kuralları olan bir ortama uyumunu kolaylaştırmaktadır. Çevresel faktörler, okula uyum sürecinde en belirgin etkendir. Çevresel faktörlere uyum sağlamış bireyin; sosyal uyum, öz kontrol, davranış kontrolü ve akademik başarısı daha iyidir. Öğretmenlerle ilgili faktörler: Bu süreçte en önemli etken öğretmendir. Çocuk öğretmeninin sevgisini, ilgisini kaybetmemek için davranışlarına pek çok alanda yön verir. Çocuk açısından bakıldığında öğretmenin sevgi ve ilgisi çocuğun istenilen görevleri yerine getirmesi karşılığında elde edilen kavramlardır. Öğretmen ve öğrenci arasında güven temeline dayalı bir ilişki çocuğun okul uyumunu ve arkadaş ilişkilerini ve dolayısıyla da okulun sosyal kurallarına uyumu arttırmaktadır.
  • OTİZM
    OTİZM

    Otizm spektrum bozuklukları, iletişim ve sosyalleşme gibi temel hayati işlevlerin gelişmesindeki gecikmeleri de içeren gelişimsel bir bozukluktur. Otizm spektrum bozuklukları hafif semptomlarda ilerleyebileceği gibi ağır ve ciddi bozuklukları da içine alan geniş bir sınıflamaya ayrılır. Bu sınıflamaya 5 tanı grubu…

    Otizm spektrum bozuklukları, iletişim ve sosyalleşme gibi temel hayati işlevlerin gelişmesindeki gecikmeleri de içeren gelişimsel bir bozukluktur. Otizm spektrum bozuklukları hafif semptomlarda ilerleyebileceği gibi ağır ve ciddi bozuklukları da içine alan geniş bir sınıflamaya ayrılır. Bu sınıflamaya 5 tanı grubu dahil edilir. Bu gruplar: Otizm Atipik Otizm Asperger Sendromu Disintegratif Bozukluk Rett Sendromu’ dur. Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireyler de 3 temel semptom görülür. Bu semptolar; İletişim alanlarında yetersizlik, sosyal becerilerde yetersizlik ve tekrarlayıcı davranışlardır. Otizm spektrum bozukluğuna eşlik eden diğer genel problem davranışlar: Göz temasının kısa süreli olması ve göz teması kurmada zorluk çekmek Dil ve konuşma gelişmesinde belirgin bir gecikme Oyuncaklara karşı ilgisizlik, nasıl oyun oynayacağını bilememe Anlamlı jest ve mimiklerin olmaması Sürekli kendini ve aynı davranışları tekrar etme Bir nesneye, bir eyleme, bir ortama aşırı bağlılık Yukarıda belirtilen problem davranışlar her bireyde farklı düzeyde görülmektedir. Otizm Spektrum Bozuklukları, birey de 12 ay civarında kendini belli etmeye başlamakla beraber 18 ay gibi erken bir zamanda kesin ve güvenilir bir tanı koyulabilmektedir. Otizm Spektrum Bozukluğunun tam bir tanısı olmadığı için tam bir tedavisi de yoktur. Otizm Spektrum Bozukluğuna sahip olan bireylerde görülen davranış problemlerini azaltmak için bazı ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Fakat bu tıbbi tedaviler Otizm Spektrum Bozukluğunu tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Otizm Spektrum Bozukluğunun en önemli tedavisi özel eğitimdir. Kurumumuzda uygulanan; çağdaş, güvenilirliği kanıtlanmış özel eğitim yöntemleri ile Otizm Spektrum Bozukluğuna sahip bireylere özel eğitim hizmeti verilmektedir.
  • ZİHİNSEL YETERSİZLİK
    ZİHİNSEL YETERSİZLİK

    Zihinsel işlevler bakımından farklılık gösteren kavramsal, sosyal ve pratik uyumsal becerilerde eksiklikleri ve sınırlılıkları olan bireylerdir. Zihinsel engellilik bazen doğumla birlikte, bazen de çocuğun ilerleyen yaşlarında anlaşılmaktadır. Çocuğun zihinsel engelli olduğu, yaşıtlarının gösterdiği gelişim…

    Zihinsel işlevler bakımından farklılık gösteren kavramsal, sosyal ve pratik uyumsal becerilerde eksiklikleri ve sınırlılıkları olan bireylerdir. Zihinsel engellilik bazen doğumla birlikte, bazen de çocuğun ilerleyen yaşlarında anlaşılmaktadır. Çocuğun zihinsel engelli olduğu, yaşıtlarının gösterdiği gelişim özelliklerini gösterememesi ve normal gelişim gösteren çocuklardan farklı olduğunun ortaya çıkmasıyla anlaşılır. Zihinsel yetersizlik gösteren çocuklar , geriliklerinin derecesine göre hafif, orta ve ağır şeklinde sınıflandırılır Zihinsel engel nedenleri şu şekildedir. Kalıtımsal nedenler (Genetik, ailevi nedenler) Gebelikte ve doğum sırasında oluşan nedenler Doğum sonrası nedenler Çevresel Nedenler Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklarla yürütülen çalışmalarda plânlamanın zaman yönünden esnek olması oldukça önemlidir. Özellikle okuma yazma öğretimi birebir yapılıyorsa, zamanlamayı öğrencinin gücü ve hızı belirlemelidir.Burada önemli olan, plânlanan etkinliklerin önceden ana hatlarıyla belirlenmiş olmasıdır. Önceden belirlenmiş amaçları gerçekleştirmek için, kolaydan zora doğru basamaklandırılan öğretim plânlarının uygulanması, öğretimin etkinliği açısından oldukça önemlidir. Zihinsel engelli çocukların eğitiminde yaygın olarak dikkat edilen hususlar şu şekilde özetlenebilir: Başarılı yaşantılar sağlama; çocuğa başarabileceği görevler verilmeli, doğru yanıtlayacağı sorular sorulmalı, Geriye bildirim sağlama; çocuğun verdiği cevabın doğru olup olmadığını bilmesi, Doğru yanıtları pekiştirme; pekiştirme zamanı gecikmeden açık biçimde yapılmalı, Çocuğun yeterlilik düzeyinin belirlenmesi; çocuğun düzeyine uygun konu ve görevlerin olması, Öğretilecek konu ya da davranışın analizi; konular analiz edilip birbirlerini izleyenler sırayla verilmeli, Bilgilerin bir durumdan diğerine aktarılmasına yardımcı olma; aynı kavramın çeşitli ilişkiler içinde verilmesi, Öğrenilenlerin tekrarını sağlama; konuların zaman zaman tekrarlanması, Öğrenmeye güdüleme; pekiştirilmek, başarılı olmak, coşkulu bir ortam ve ders sürelerinin yeterli uzunlukta olması, Bir defada öğretilecek kavramların sayısını sınırlama; kavramlar tek tek öğretilmelidir.
  • BEDENSEL YETERSİZLİK
    BEDENSEL YETERSİZLİK

    Doğum öncesi, doğum esnasında ya da doğum sonrasında herhangi bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan ve kişinin günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılıklara yol açan her türlü rahatsızlık bu grupta değerlendirilmektedir. Etkilenim kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Birçok genetik geçişli rahatsızlıklar, doğum…

    Doğum öncesi, doğum esnasında ya da doğum sonrasında herhangi bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan ve kişinin günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılıklara yol açan her türlü rahatsızlık bu grupta değerlendirilmektedir. Etkilenim kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Birçok genetik geçişli rahatsızlıklar, doğum esnasında meydana gelen travmalar ve doğum sonrası ortaya çıkan trafik kazaları gibi birçok farklı rahatsızlığı kapsar. Bundan dolayı bu gruplarda belirtiler rahatsızlığın ilerleyişi ve tedavi yöntemleri tamamen kişi özel olarak yapılır. Bu rahatsızlıklara sahip olan insanlarda tedavinin öncelikli amacı kişiyi günlük yaşam aktivitelerinde ( yeme-iç kişisel bakım vs.) kimseye bağımlı olmadan yapabilir duruma getirmektir. Bazı durumlarda bedensel engellerin yanı sıra zihinsel engellerde olabilmektedir o zaman rehabilitasyon kısmında hem fiziksel tedaviye hem de bireysel eğitime ağırlık verilmektedir. Bu grupta bulunan insanları durumuna uygun olan sporlara yönlendirmek el becerisi olan kişileri bu tür aktivitelere yönlendirmek tedavide çok hızlı ilerlemelere sebep olabilmektedir, toplum içine karışan ve herhangi bir sosyal aktivitede görev alan bedensel engelli bireylerin kendilerine olan özgüvenleri ve motivasyonları daha iyi olmakta ve tedavilere daha iyi yanıt vermekteler.

Çocuk davranışlarını anlama

Davranış Rehberliği

Uygun ve uygunsuz oyun davranışları gösteren çocukları teşvik etmek için olumlu ve tutarlı teknikler kullanılmalıdır.

Tercih Edilen Uygulamalar

  • Uygun davranış için olumlu sözlü ve jest pekiştirmesi, uygunsuz davranışın yeniden yönlendirilmesi

  • Anlayışı sağlayan bir sözlü istek, ardından nazik fiziksel yardım

  • Çocukların becerileri alışkanlık haline getirmelerine yardımcı olmak için tercih edilen davranışların öğretilmesi

  • Çocuklara yaşa uygun seçenekler sunmak

Yasaklanmış Uygulamalar

  • Herhangi bir çocuğa fiziksel ceza (şaplak atma, vurma vb.)

  • Çocuğu aşağılayacak önlemler (tehdit, sözlü istismar, bağırma vb.)

  • Temel ihtiyaçlardan mahrum bırakma

  • Kilitli bir odaya kapatma